Mülkiyet Hakkı ve Eşitlik ilkesi Anayasamız tarafından teminat altına alınmış en önemli hak ve ilkelerden olup mülkiyet hakkı Anayasamızın 35. Maddesinde, eşitlik ilkesi ise Anayasamızın 10. Maddesinde düzenlenmiştir.Bu bağlamda öncelikle eşitlik ilkesini ele alacak olursak; Anayasanın 10. Maddesi uyarınca; Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
Anayasamızın 35. Maddesi uyarınca ise; Mülkiyet hakkı, uluslararası hukukta olduğu gibi iç hukukta da kamu yararı amacıyla ve sadece kanunla sınırlandırılabilen bir hak kategorisindedir.
Yıkım kararı da mülkiyet hakkının sınırlandırılmasına yönelik bir tasarruftur. Yıkım kararı, her ne kadar hukuka aykırı niteliği olan bir taşınmazın hukuka uygun hale getirilmesi amacını taşısa da, nihayetinde malikin veya yapı sahibinin rızası dışında cereyan ettiği için belirli, emredici kurallara tabi olarak icra edilmektedir. Kamu gücünün en yoğun şekilde kullanılması yönüyle “yıkım kararı ve uygulaması” idari işlemin en tipik ve karakteristik örneği olup “yıkım” hususu idareye ait kolluk faaliyetidir.
Yıkım kararı, kolluğun güvenlik, sağlık, dirlik ve esenlik kavramları ile ilgili bir kavramdır. Örneğin ruhsata aykırı veya tamamen ruhsatsız bir yapının yıkılması, dirlik ve esenlikle yani düzenli ve çarpık olmayan bir kent ortamında yaşama kapsamında; tehlikeli olan ve kamu sağlığını tehdit eden bir yapının yıkılması ise genel sağlık ve güvenlik kavramları ile birlikte değerlendirilecek olgulardandır.
Buna göre yıkım kararı; kanuna dayanmak zorundadır, yıkım kararının kanunun açıkça saydığı nedenlerden birisinin gerçekleşmesi durumunda icra edilmesi gerekir, kolluk eylem ve işlemi, temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmamalıdır. Bu nedenle yıkım kararının yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönlerinden tam olması gerekmektedir. Aksi halde idare tarafından gerçekleştirilen yıkım eylemi, idare hukuku anlamında “fiili yol” teşkil edecektir. Çünkü yıkım kararı mülkiyete konu olan taşınmaz üzerinde verilecek en son ve en ağır yaptırımdır.
Yıkım işleminin hukuka aykırı olarak gerçekleştirilmesi halinde ise bina maliki zararının tazmini amacıyla öncelikle süresi içinde idareye başvurulabilmekte, başvurunun olumsuz sonuçlanması halinde de yine süresi içerisinde tam yargı davası açılabilmektedir.
Arb. Av. Eldem Ecehan Yapışlar

