Çin’in Vuhan kentinde başlayarak tüm Dünya’yı ve ülkemizi etkisi altına alan Koronavirüs (COVID-19) pandemisinin yayılım hızını yavaşlatmak amacı ile T.C. İç İşleri Bakanlığı tarafından genelgeler düzenlenmiş, 25.03.2020 tarihinde Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yayınlanmış, yine benzer çerçevede salgının ekonomiye etkileriyle ilgili olarak yeni bir yasa teklifi hazırlanmıştır.
Alınan tüm bu önlemler, yayınlanan genelgeler, yapılan kanun değişiklikleri ve hazırlanan yasa teklifinin İş Hukuku düzleminde işçi ve işveren açısından birtakım sonuçları doğmaktadır. Bu kapsamda YAPIŞLAR Hukuk · Danışmanlık · Arabuluculuk olarak hazırlamış olduğumuz bilgilendirme metnini bilgilerinize sunarız.
- KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ HAKKINDA BİLGİLENDİRME
1-Kısa Çalışma Ödeneği Nedir? Nasıl Başvurulur?
4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu Ek md.2 uyarınca; “Genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak önemli ölçüde azaltılması veya işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen geçici olarak durdurulması hallerinde, işyerinde üç ayı aşmamak üzere kısa çalışma yapılabilir.”
Covid-19 salgını bu madde çerçevesinde zorlayıcı sebep olarak kabul edilmekte olup işbu salgın nedeniyle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az 1/3 oranında azaltılması veya faaliyetin tamamen veya kısmen en az 4 hafta süreyle durması halinde kısa çalışma ödeneğine başvuru yapılabilecektir.
Kısa çalışma ödeneğine başvuracak taraf işverendir. İşveren; İŞKUR tarafından işbu başvuru için talep edilen belgeler ile birlikte kısa çalışmaya katılacak işçinin bilgilerini bağlı bulunduğu İŞKUR’a e-posta yolu ile iletebilecektir. Başvuru ile ilgili detaylı bilgi ve belgeler için bknz. https://www.iskur.gov.tr/isveren/kisa-calisma-odenegi
2-Hangi İşçi Kısa Çalışma Ödeneğinden Yararlanabilir?
7226 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun md. 41 uyarınca; “30/6/2020 tarihine kadar geçerli olmak üzere, yeni koronavirüs (Covid-19) kaynaklı zorlayıcı sebep gerekçesiyle yapılan kısa çalışma başvuruları için, ek 2 nci maddenin üçüncü fıkrasında işçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için öngörülen hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi hükmü, kısa çalışma başlama tarihinden önceki son 60 gün hizmet akdine tabi olanlardan son üç yıl içinde 450 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödenmiş olması şeklinde uygulanır. Bu koşulu taşımayanlar, kısa çalışma süresini geçmemek üzere son işsizlik ödeneği hak sahipliğinden kalan süre kadar kısa çalışma ödeneğinden yararlanmaya devam eder.”
Kanun maddesinde belirtilen şartlar dışında, işyerinde çalışan işçi sayısı, işverenin SGK borcu veya vergi borcu bulunmaması gibi başka bir şart aranmamaktadır.
3-Kısa Çalışma Ödeneği Kim tarafından ödenir? Miktarı nedir?
Kısa çalışma ödenekleri ve genel sağlık sigortası primleri İŞKUR tarafından PTT Bank aracılığı ile her ayın 5’inde doğrudan işçinin hesabına ödenecektir.
Kısa çalışma ödeneği tutarı; sigortalının son 12 aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan
günlük ortalama brüt kazancının %60’ı olarak belirlenir. Bu şekilde hesaplanan kısa çalışma ödeneği
tutarı, aylık asgari ücretin brüt tutarının %150’sini geçemez.
Bu kapsamda, işçilerin çalışmadıkları günler için ödeme yapılacak olup, tamamen faaliyetin
durdurulması halinde 1.752,40 TL ile 4.380,99 TL aralığında kısa çalışma ödeneği ödenebilmektedir.
4-İşveren Kısa Çalışma Ödeneği ile İşçinin Maaşı Arasındaki Farka İlişkin Tamamlama Ödemesi Yapabilir mi?
Kısa çalışma ödeneği, yukarıda da belirttiğimiz üzere, işçinin aylık ücretinin altında bir ödemedir. İşçinin kısa çalışma ödeneği ile aylık ücreti arasındaki farkın işveren tarafından karşılanması tamamlama ödemesi olarak adlandırılmaktadır. İşveren zorunlu olmamakla birlikte, dilerse bu farka ilişkin ücret olarak adlandırılmayan, “sosyal destek” adı altında bir ödeme yapabilecektir.
5- Kısa Çalışma Uygulanan Dönemde İşveren, İşçinin İş Akdini Fesih Edebilir mi?
İşveren, işçinin iş akdini ancak 4857 Sayılı Kanun md. 25/II çerçevesinde “Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller” kapsamında fesih edebilecektir.
- 2020 TARİHLİ 7226 SAYILI BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN HAKKINDA BİLGİLENDİRME
1- 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “31/12/2019” ibaresi “31/12/2021” şeklinde değiştirilmiştir.
Bu çerçevede tehlikeli veya çok tehlikeli işlerden olup Bakanlık tarafından çıkarılacak tebliğlerde belirtilen mesleklerde ve 5544 sayılı 31/12/2021 tarihine kadar belge masrafı ile sınav ücreti Fondan karşılanır. Fondan karşılanacak sınav ücreti, brüt asgari ücretin yarısını geçmemek üzere meslekler itibarıyla Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir. Fondan karşılanan bu desteklerden kişiler bir kez yararlanabilir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.
2- 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 64 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “iki” ibaresi “dört” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Cumhurbaşkanı bu süreyi iki katına kadar artırmaya yetkilidir.”
Bu çerçevede işverenin telafi çalışması yaptırabileceği süre uzatılmış olup işveren 4 ay içinde çalışılmayan süreler için telafi çalışması yaptırabilecektir. Cumhurbaşkanına bu süreyi 2 katına kadar çıkarma yetkisi verilmiştir.
3- 4447 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 23 – 30/6/2020 tarihine kadar geçerli olmak üzere, yeni koronavirüs (Covid-19) kaynaklı zorlayıcı sebep gerekçesiyle yapılan kısa çalışma başvuruları için, ek 2 nci maddenin üçüncü fıkrasında işçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için öngörülen hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi hükmü, kısa çalışma başlama tarihinden önceki son 60 gün hizmet akdine tabi olanlardan son üç yıl içinde 450 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödenmiş olması şeklinde uygulanır. Bu koşulu taşımayanlar, kısa çalışma süresini geçmemek üzere son işsizlik ödeneği hak sahipliğinden kalan süre kadar kısa çalışma ödeneğinden yararlanmaya devam eder.
Bu madde kapsamında kısa çalışma uygulamasından yararlanabilmek için, iş yerinde kısa çalışma uygulanan dönemde 4857 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde yer alan sebepler hariç olmak kaydıyla işveren tarafından işçi çıkarılmaması gerekir. Bu madde kapsamında yapılan başvurular, başvuru tarihinden itibaren 60 gün içinde sonuçlandırılır.
Bu madde kapsamında yapılan başvuru tarihini 31/12/2020 tarihine kadar uzatmaya ve birinci fıkrada belirlenen günleri farklılaştırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.”
Bu kapsamda yukarıda da ayrıntılı olarak belirttiğimiz üzere, işçinin kısa çalışma ödeneğinden yararlanma şartları kolaylaştırılmıştır.
4- 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 80 – 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran işverenlerce;
- a) 2019 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde prime esas günlük kazancı 128 Türk lirası ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2020 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,
- b) 2020 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan iş yerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,
2020 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemi için günlük 2,50 Türk lirası ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanır. Ancak (a) bendinde belirtilen prime esas günlük kazanç tutarı 6356 sayılı Kanun hükümleri uyarınca toplu iş sözleşmesine tabi özel sektör işverenlerine ait iş yerleri için 256 Türk lirası olarak esas alınır.
Bu madde kapsamında destekten yararlanılacak ayda/dönemde, 2019 yılı Ocak ila Kasım ayları/döneminde aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarından en az sigortalı bildirimi yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı sayısının altında bildirimde bulunulması halinde bu madde hükümleri uygulanmaz.
Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad ve unvan altında ya da bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi İşsizlik Sigortası Fonu katkısından yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiği anlaşılan veya sigortalıların prime esas kazançlarını 2020 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemi için eksik bildirdiği tespit edilen iş yerlerinden İşsizlik Sigortası Fonunca karşılanan tutar, gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınır ve bu iş yerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.
İşverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili 2020 yılı Ocak ila Aralık aylarına/dönemine ait aylık prim ve hizmet belgelerini veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini yasal süresi içerisinde vermediğinin, sigorta primlerini yasal süresinde ödemediğinin, denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan soruşturma ve incelemelerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediğinin veya bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığının tespit edilmesi, Kuruma prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunması hâllerinde birinci fıkranın (b) bendine ilişkin hükümler uygulanmaz. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ettiren ve taksitlendiren işverenler bu tecil ve taksitlendirme devam ettiği sürece anılan fıkra hükmünden yararlandırılır. Bu maddenin uygulanmasında ek 14 üncü madde hükümleri uygulanmaz.
Birinci fıkranın (a) bendinin uygulanmasında, bir önceki yılın aynı ayına ilişkin olarak aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi verilmemiş olması halinde bildirim yapılmış takip eden ilk aya ilişkin aylık prim ve hizmet belgesindeki veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesindeki bildirimler esas alınır. 2019 yılından önce bu Kanun kapsamına alınmış ancak 2019 yılında sigortalı çalıştırmamış iş yerleri hakkında birinci fıkranın (b) bendi hükümleri uygulanır.
Sigortalı ve işveren hisselerine ait sigorta primlerinin Devlet tarafından karşılandığı durumlarda işverenin ödeyeceği sigorta priminin İşsizlik Sigortası Fonunca karşılanacak tutardan az olması hâlinde sadece sigorta prim borcu kadar mahsup işlemi yapılır.
3213 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesi uyarınca ücretleri asgari ücretin iki katından az olamayacağı hükme bağlanan “Linyit” ve “Taşkömürü” çıkarılan iş yerlerinde yer altında çalışan sigortalılar için birinci fıkranın uygulanmasında (a) bendi uyarınca belirlenecek günlük kazanç 341 Türk lirası olarak ve 2019 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen prim ödeme gün sayısının yüzde 50’sini geçmemek üzere, 2020 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısı dikkate alınır.
Bu madde hükümleri, 5018 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde sayılan kamu idarelerine ait kadro ve pozisyonlarda 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışan sigortalılar için uygulanmaz.
4734 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fıkra uyarınca İşsizlik Sigortası Fonu tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilir.
2020 yılı Ocak ila Aralık aylarına/dönemine ilişkin yasal süresi dışında Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya Hazine ve Maliye Bakanlığına verilecek muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde kayıtlı sigortalılar için bu madde hükümleri uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Türkiye İş Kurumunun görüşleri alınmak suretiyle Kurum tarafından belirlenir.”
Bu kapsamda işverenlere 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile sağlanan ücret desteği, 2020 yılı sonuna kadar işverenlerin ödeyecekleri sigorta priminden mahsup edilecek şekilde günlük 2.50-TL, aylık 75-TL olmak üzere sağlanmaya devam edilecektir.
- YENİ YASA TEKLİFİ HAKKINDA BİLGİLENDİRME
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 62 maddeden oluşan torba yasa teklifi taslağı kamuoyu ile paylaşılmıştır. Bu çerçevede yasalaşması öngörülen düzenlemeler kapsamında;
1-MADDE 4 – 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na aşağıdaki geçici maddenin eklenmesi teklif edilmektedir.:
GEÇİCİ MADDE 24- 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun geçici onuncu maddesi çerçevesinde ücretsiz izne ayrılan işçilere ve 15/3/2020 tarihinden sonra işten çıkarılmış olup, Kanunun diğer hükümlerine göre işsizlik ödeneğinden istifade edemeyen işçilere, 4857 sayılı İş Kanununun geçici 10 uncu maddesi çerçevesinde belirlenen fesih yasağı süresince Fondan her gün için 39,24 Türk Lirası nakdi ücret desteği verilir. Birinci fıkra çerçevesinde ücretsiz izne ayrılarak ücret desteğinden yararlanan işçinin işveren tarafından fiilen çalıştırılmaya devam ettiğinin tespiti halinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 102 nci maddesinde belirlenen idari para cezaları dört katı olarak uygulanır. Bu madde kapsamında verilecek nakdi ücret desteğinden yararlanma süresini altı ay süreyle uzatmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.
Bu çerçevede işbu teklifin yasalaşması halinde; işveren, işçiyi ücretsiz izne çıkartabilecek, ücretsiz izne çıkan işçiye ise devlet tarafından destek sağlanacaktır.
2-MADDE 5 – 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa aşağıdaki geçici maddenin eklenmesi teklif edilmektedir:
Geçici İstihdam Güvencesi
GEÇİCİ MADDE 10- Bu Kanunun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçinin iş sözleşmesi, COVİD-19 salgın hastalık neticesinde kamu yararının gerektirmesi nedeni ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay süreyle 25 inci maddenin birinci fıkrasının ikinci bendinde gösterilen sebepler dışında işveren tarafından feshedilemez. Birinci fıkra çerçevesinde fesih yasağı uygulanan hallerde işveren işçiyi ücretsiz izne ayırabilir. Bu madde kapsamında belirlenen fesih yasağı süresini altı aya kadar uzatmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.
Bu kapsamda işbu teklifin yasalaşması halinde; İş Sözleşmelerinin feshini yasaklayan yukarıdaki düzenleme uyarınca İş Kanunu md. 25/1,II “Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri” dışındaki bir sebeple işveren iş sözleşmesini fesih edemeyecektir.
- DİĞER GENEL BİLGİLER
1-COVID-19 Salgını Sebebiyle İşyerinde Hangi Önlemler Alınmalıdır?
İşveren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu md.4 kapsamında çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliklerini sağlamakla yükümlüdür.
Bu kapsamda işveren, işyerindeki çalışma alanlarında alınacak önlemleri belirlemeli, dezenfekte işlemlerini sağlamalı, hijyen kuralları ve maske kullanımı gibi hususlar hakkında bilgilendirme ve takip yapmalıdır.
2-İşçilere İzin Kullandırılırken Nelere Dikkat Edilmelidir?
İşveren yıllık izin hakkı olan işçilere zorunlu olarak yıllık izin veya idari izin kullandırabilir.
Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği md. 8 uyarınca; işveren yönetim hakkı kapsamında yıllık izinlerini kullandırma hakkına sahiptir. İşverenin tarafından işçilere yıllık izin kullandırılması halinde, işçilerin maaşının tam olarak ödenmesi ve SGK primlerinin de tam olarak yatırılması gerekmektedir.
Yıllık izine hak kazanmamış işçiler bakımından ise, bir sonraki yıla ait yıllık izin hakları işveren tarafından avans izin olarak kullandırılabilir.
İşverenin tercihen idari izin kullandırması da mümkün olup kullandırılan izin yıllık izinden mahsup edilememekte, işçilerin maaşının tam olarak ödenmesi ve SGK primlerinin de tam olarak yatırılması gerekmektedir.
Ücretsiz izin hususunda halihazırdaki mevcut düzenleme uyarınca; salgın hastalık sebebiyle işveren tarafından işçilere ücretsiz izin teklif edilebilmektedir. Bu teklifin, işçiye İş Kanunu md.22 çerçevesinde yazılı olarak bildirilmesi, işçinin de 6 gün içerisinde bu teklife olumlu yanıt vermesi gerekmektedir. İşçi tarafından bu teklife olumlu yanıt verilmesi halinde işveren tarafından işçi için bu süreçte herhangi bir maaş ve SGK prim ödemesi yapılmayacaktır. Torba Yasa teklifinin kabul edilmesi halinde ise yukarıda ayrıntılı olarak belirttiğimiz üzere işçi, işveren tarafından ücretsiz izine çıkartılabilecek, bu süreçte ise işçiye devlet tarafından destek sağlanacaktır.
3-İşverenin Telafi Çalışması Yaptırma Koşulları Nelerdir?
İş Kanunu md. 64 çerçevesinde işveren tarafından işçilere işin durdurulduğu, hangi tarihte tekrar işe başlanacağı, hangi tarihlerde kaçar saat telafi çalışması yaptırılacağı bildirilmek suretiyle daha sonradan günlük 11 saati aşmamak üzere telafi çalıştırılması yaptırılabilir. İşin durduğu süre zarfında maaş ödemelerinin tam olarak yapılması ve SGK primlerinin yatırılması gerekmekte olup telafi çalışmaları için daha sonra ilave bir ödeme yapılması gerekmemektedir.
4-İşveren tarafından Beyaz Yakalı İşçiye Uzaktan Çalışma Yaptırılması Mümkün müdür?
COVID-19 salgını nedeniyle, iş sağlığı ve güvenliği kapsamında işveren işçilerine İş Kanunu md. 14 kapsamında uzaktan çalışma yaptırabilecektir. Bu kapsamda işveren uzaktan çalışma talebi ve koşullarını işçiye yazılı olarak bildirmesi gerekmekte olup işçiden bu talebe olumlu yanıt verdiğine ilişkin yazılı muvafakatname alınması gerekmektedir. Uzaktan çalışma sürecinde, mevcut yargı içtihatları çerçevesinde değerlendirme yapılacak olursa, işveren yol parası ödemek ile yükümlü olmayıp yalnızca yemek ücreti ödeyecektir.
5-İşçinin COVID-19’a yakalanması iş kazası kapsamında değerlendirilebilir mi?
İşçinin işyerinde çalıştığı süreçte COVID-19’a yakalandığının tespit edilmesi halinde iş kazası kapsamında değerlendirilmesi ve işverenin sorumlu tutulması mümkündür.
- SONUÇ
Tüm Dünya’yı ve ülkemizi etkisi altına alan COVID-19 salgını hukuki açıdan da ilk kez karşılaşılan bir durumdur. Yapmış olduğumuz bu bilgilendirmeler, mevcut duruma ilişkin genel bilgilendirmeler olup tüm bu hukuki düzenlemelerin ne şekilde uygulanacağı zaman içerisinde daha belirgin hale gelecektir.
Bu kapsamda aklınıza takılan tüm hususlara ilişkin çekinmeden iletişime geçebilirsiniz.
Hazırladığımız rehberin faydalı olması dileğiyle,
Saygılarımızla
Arb. Av. Eldem Ecehan YAPIŞLAR

